|
|
Aşkın Öteki Adı
Uzun bacaklar, derin bir yalnızlık ve aşka davet eden bakışlar... Zeynep Mansur'la ilgili bilgilerimizi yeni baştan derleyip toparlamak çok heyecan verici!
Platonik aşk üzerine bir roman yazdın... Biraz bundan söz eder misin? Benim için, düşüncelerimi yazıya dökünce, sözcükler, anlam taşıyor. "Platonik aşkı", sık sık yaşayan birisi olarak bu kitabı yazmak da çok keyifliydi ayrıca... Aslında, hepimizin yaşadığı aşklar, platonik; çünkü kadın ya da erkek çoğu zaman bir hayal yaratıp ona aşık oluyoruz. Gerçekle yüzleşince de duvara çarpıyoruz. Açıkçası tüm aşklar biraz platonik! Aşkta her şeyi dibine kadar yaşayanlardan mısın, yoksa belli setlerin var mı? Aşkı kesinlikle dibine kadar yaşayanlardanım! "Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk" diyenlerdenim. Aslında bugüne kadar hep aşkta gurur olduğunu savunurdum ama yakın zaman önce anladım ki; gerçek aşk da gurur falan olmazmış... Bu cümleyi kurduğuma dahi inanamıyorum! İçinde ukde kalan bir aşk oldu mu? Oldu ama bu bende saklı kalsın. Zaten o, kendini biliyor... Bunu bilmesine rağmen hala yanımda değilse -ki değil- o zaman zaten onun hakkında artık uzun cümleler kurmaya değmez diye düşünüyorum... Şarkıcılık, modellik ve yazarlık... Tüm bunların arasında gel-git yaşıyor musun? Hangisi daha zor ve hangisi seni daha çok tatmin ediyor? Benim işim şarkıcılık ve işimi çok seviyorum... Ancak yazı yazmak, farklı dünyalar yaratmak beni çok çoğaltan bir duygu. Bir de modellik eklendi ki; bunu da yapmaktan sonsuz bir keyif alıyorum. Fotoğraf çektirmeyi çok seviyorum. Galiba çalışmayı çok seviyorum. Durmak beni çok yoruyor, birçok işi bir arada yapmak beni mutlu ediyor. Ama illa ki birini seçmem gerekiyorsa, elbette "şarkı söylemek" derdim.
Haberin devamını FHM dergisinin 49. sayısında bulabilirsiniz!
|
|
|
|
|
| =$footer;?> |
|
|