|
Eray Türk
"Kurtlar Vadisi Pusu" dizisinin ve "Muro" sinema filminin en sevilen karakteri Yıldırım, rol icabı öldükten sonra FHM için dirildi!
Röportaj öncesi sokakta Eray Türk"ü gören hayranlarının yaptığı çılgınlıklardan da, Eray"ın röportaj esnasında patlattığı esprilerden de bahsedebilirim. Benim için hava hoş. Ama giriş cümlelerimi çok kısa tutmak istiyorum çünkü konuşulan her şey çok değerli. Bunların tümünü, hiçbir cümleyi atlamadan eksiksiz aktarıyorum. Eray Türk, sizlerle!
Oyunculuk hayatını özetleyerek başla istersen... Uzun bir oyunculuk hikâyem olmadığı için zaten özetlemek zorundayım. İş için koşturup terlediğim günlerin birinde, ajans yoluyla kabul ettiğim bir reklâm filminde oynamıştım. İlk profesyonel işim buydu, daha sonrasını biliyorsunuz zaten. "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi ve "Muro" sinema filmindeki rollerim. Ben daha yolun en başındayım. Farz et ki oyunculuk anlamında denize gireceğim, ben daha mayomu bile giymedim.
Böylesine tecrübesizken Kurtlar Vadisi gibi oturmuş bir diziden nasıl teklif aldın? İnsan nereden başlayacağını hiçbir zaman kestiremiyor, sen kafanda bir takım planlar yapıyorsun, bir ton konuşmalar hazırlıyorsun ama bunun ne zaman nereden geleceğini hiç bilmiyorsun.
Felsefeciyle mi yoksa bir oyuncuyla mı konuşuyorum? O zaman şöyle anlatayım; 2007"nin soğuk bir kış gecesinde, arkadaşlarımla ertesi günkü oyunculuk sınavına hazırlanıyorduk ve bir anda telefonum acı acı çaldı.
Bir oyuncuğuyla röportaj yaptığım şimdi belli oldu. (Gülüşmeler) Yok, acı acı çalmadı. Bu saatte beni kim arar diye bakmıyordum telefona, en sonunda açtım ve telefondaki ses "Kurtlar Vadisi"nde 10 bölüm oynayan arkadaşıma aitti. "Hemen resmini çekip göndermen lazım, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde iki bölümlük bir rol oynayacaksın ama çabuk!" dedi. Evde loş bir ışıkta, arkadaşlar çekmeye çalıştı fotoğrafımı ama yüzüm gözükmüyordu bir türlü. Masa lambasıyla bile ışık tuttuk, anlayın yani nasıl bir buhranlı dönem olduğunu. Neyse, en sonunda hallettik, tam mesajla yollayacağım bir baktım telefonda kontör yok.
Şaka gibi ya! Tipik bir öğrenci evi düşünün yani. Bir insan evladında kontör olmaz mı?
Çaldırsaydın beni, atardım sana... İşin daha komiği, kimsede nakit para da yoktu ve Kayışdağı"nın ücra bir köşesindeydik. Kontör bulmak için koşarak çıktım, fellik fellik dolanırken bir büfe buldum. Adam tam kepenkleri kapatırken cüzdan emanet yöntemiyle 100 kontör kaptım ve fotoğrafımı yollayabildim.
Büfeci daha sonra seni televizyonda gördüğünde böbürlenmiştir o zaman Valla onu bilmem ben ama çekilen fotoğrafın arka planında bol bol gofretler, cipsler ve meşrubatlar çıkmıştı. Ajanstaki sorumlunun bana, "Eray, sen bakkalda mı çalışıyorsun?" diye sorduğu soruyu unutamam.
Böylelikle kabul edildin ve oynamaya başladın. Peki, önceden takip ediyor muydun diziyi? Televizyonu, "Kim, ne yapıyor?" diye takip ediyordum ama açıkçası Kurtlar Vadisini çok izlemiyordum.
Devamı FHM'in Temmuz sayısında...
|
|